No products in the cart.
Geçmişten Günümüze Evrensel Sergiler: Mimarlık ve Kültürel Dönüşüm
1851 Londra: Kristal Saray’la Başlayan Dönem Dünya fuarlarının hikâyesi 1851’de Londra’da başlıyor. Kraliçe Victoria’nın eşi Prens Albert’in öncülüğünde h
1851 Londra: Kristal Saray’la Başlayan Dönem Dünya fuarlarının hikâyesi 1851’de Londra’da başlıyor. Kraliçe Victoria’nın eşi Prens Albert’in öncülüğünde h
Giriş: Mimarlıkla Kurulan Diplomatik Sahne Uluslararası sergiler ve dünya fuarları, 19. yüzyıldan itibaren yalnızca teknolojik ya da sanatsal yeniliklerin değil; ulusal ki
yüzyılın sonları, Japonya’nın geleneksel sanat ve tasarım birikimini Batı dünyasına tanıtma çabalarının hız kazandığı kritik bir dönemi işaret eder. Meiji Rest
Cumhuriyetin inşasının hâlâ sürdüğü yıllarda yapılan birçok kamusal yapı, yalnızca bir işlevi yerine getirmekle kalmaz; aynı zamanda devlet ideolojisinin mekâna na
Avrupa’da ihtişamlı saraylardan tanıdığımız Barok stilinin Rokoko’ya evrilmeye başladığı yıllarda Osmanlı yüzünü Batı’ya çevirmeye başlar. Bu dönüşüm,
Sadece bir mimar değil, aynı zamanda mekânın diliyle hikâye anlatan biri: Ricardo Bofill. 1939’da Barselona’da doğuyor ve mimarlığa hayal gücüyle bambaşka bir yön k
Osmanlı’da mimarlık yüzyıllar boyunca daha çok bir taş ustalığı olarak yaşadı. Kendini kelimelerle değil, yapılarla ifade etti. Çünkü mimar, yaptığıyla konuşu
Mimarlık sadece mekân üretmek değil; aynı zamanda davranış biçimlerini, ilişkileri ve iktidarın dolaşımını şekillendiriyor. Bazı yapılar, kendi fiziksel sınırlar
Sanat ve tasarım dünyasında Bauhaus’un adını sıkça duyulur. Peki ya Sovyetler Birliği’nde, Bauhaus ile benzer bir etki yaratan ancak tarihin gölgesinde kalan Vkhutemas
Kent planlaması her zaman yalnızca fiziksel bir dönüşüm değil, aynı zamanda toplumsal ve sınıfsal ilişkilerin yeniden şekillendirilmesi anlamına geliyor. 19. yüzyıl